42 bin Kişinin Çalışmasının Ürünü Panama Kanalının Yapılış Hikayesi

Teknoloji insan hayatına büyük kolaylıklar sağladı. Ulaşımda da gerçekleşen teknolojik gelişmeler insan oğluna dünyayı küçülttü artık dünyada yetmez oldu uzaya doğru yolcululara başladı. Teknolojinin nimetini geçtiğimiz yüzyıllarda da kullanan insan oğlu zamanının en gelişmiş taşımacılık hizmeti olan gemilerden çok yararlandı.
Gemi ulaşımı için yeni sistemler, haritalar, boğazlar, kanallar, gibi bir çok yenilik yapıldı. Bu yenilikelerden biri olan, Amerika Kıtasının tam ortasında bulunan haritadan bakınca incecik bir yer gibi gözüken ancak çok büyük bir çapta olan o kıstağı birbirinden ayırıp orayı Panama Kanalı haline getirmek o kadar kolay olmadı. Continue reading 42 bin Kişinin Çalışmasının Ürünü Panama Kanalının Yapılış Hikayesi

Tatar Ramazan Efsanesi

tatar ramazan

tatar ramazan

Kerin Kocan’ın harika bir eseri olan Tatar Ramazan, beyaz perdede Kadir İnanır’ın büyük ustalığıyla aktarılmıştır. Hikayemiz 2. Dünya savaşı sıralarında yaşamış ve hapise düşmüş Tatar Ramazan’ı anlatmaktadır. Tatar Ramazan’ın ilk film müziği Ahmet Kaya tarafından yapılmıştır. Filmin vizyona girdiğinde zamanının gazetesi Cumhuriyet, Filmi manşetine taşımıştır. Continue reading Tatar Ramazan Efsanesi

BANA ŞANS VER

BANA ŞANS VER

95 yılıydı. Tek öğretmenim beş sınıfa. Sınıfta birilerinin bir şeyleri kaybolur olmaya başladı. Müsebbibi belli değil. Bir öğle arası tüm çocuklar bahçede. Lojmandan müdür odasına geçerken bir öğrencimi gördüm sınıfta. O ki okulun en çalışkanı. Kendi sırası olmayan bir sıranın başında, kendisinin olmayan bir kalem kutudan bir silgi aldı ve cebine koydu. Tam o sırada girdim içeri. Gözlerimi, gözlerinden çekmeden bir solukta vardım yanına. Vurup, sövüp kızacağımı sandı olsa gerek titremeye başladı. Biraz eğildim, omuzlarından sarıp başını göğsüme yasladım sıkıcı. Canını yakmadan, hiç konuşmadan, sımsıkı ve merhametle. Öylece, kaç dakika sürdü bilmem, gözyaşları bitene dek belki. Sonra, onu geri çekip avucumu açtım, göz göze geldik tekrar, silgiyi elime bırakıp gitti, koşarak.

Sene 2011 bir e-posta aldım. “Öğretmenim” diyordu. “Sizi buldum, adınızı bidim ama siz olduğunuzu gözlerinizden tanıdım. Belki hatırlamazsınız ben öğrenciniz ……… Hani ………. köyünden, hırsızlığını göğsünüzde sevginizle boğduğunuz çocuk. İyileştirdiğiniz çocuk. Hukuk okudum. Avukat oldum, bilesiniz ve bana kırgınsanız affediniz istedim. Gözlerinize minnettarım. Saygılarımla…

Naim Ünver / Öğretmenliğimin En Güzel Anıları