Türkiye’de Son 31 Yılda Meydana Gelmiş 14 Maden Faciası

31-Ocak-1990-Bartin-Grizu-Faciasi

Türkiye’de ki Enbüyük maden kazaları, faciaları. Soma’da ki maden faciasından sonra Türkiye’de ki maden güvenliği dillerden düşmez oldu. Araştırmalara göre Türkiye’de madencilik fakiyetleri son derece vahim durumda. 1941 yılından bu yana gerçekleşen maden kazalarında 4500′den fazla vatandaşımızın yaşamını yitirdiği belirtiliyor. 250′den fazla da yaralı var. Türkiye madenlerinde olan ölüm oranlarının milyar nufuslu Çin’in maden kazanlarından bile daha fazla olduğu dikkat çekiyor.

7 Mart 1983 Armutçuk Grizu Faciası
10 Nisan 1983 Kozlu Maden Kazası
31 Ocak 1987, Kazanın Yaşandığı Yer Yine Kozlu
31 Ocak 1990 Bartın Grizu Faciası
7 Şubat 1990 Yeni Çeltik Grizu Patlaması
3 Mart 1992 Kozlu Grizu Faciası
26 Mart 1995 Sorgun Grizu Patlaması
22 Kasım 2003 Emenek Maden Kazası
8 Eylül 2004 Küre Maden Yangını
2 Haziran 2006 Dursunbey Grizu Patlaması
10 Aralık 2009 Mustafakemalpaşa Grizu Faciası
17 Mayıs 2010 Zonguldak Maden Kazası
8 Ocak 2013 Kozlu Grizu Faciası
13 Mayıs 2014 Soma Maden Ocağı Faciası

 Türkiye’de ki Maden Facialarından Resimler

Güzel Bir “Tatar” Türküsü

Güzel Bir Tatar Türküsü

[stream provider=video flv=x:/www.okurkafe.com/oksid/guzel-bir-tatar-muzigi.mp4 img=x:/www.okurkafe.com/oksid/guzel-bir-tatar-turkusu.jpg embed=true share=true width=420 height=315 dock=true controlbar=over logo=x:/okurkafe.com/oksid/okurkafe.png bandwidth=high autostart=false opfix=true responsive=16:9 /]

Merhaba bu gün sizlerle Araştırmalar, Belgelerle Gerçek Tarih ve Müzik bölümünde, Güzel Bir “Tatar” Türküsü dinleyeceğiz.

‘Tatar adı emperyalizm /Rus uydurmasıdır’ şeklinde mesajlar var, bunlar gerçek dışıdır.

Tatar yüzyıllardır Tatardır. 730 lu yıllarda, anlayacağınız bundan 1300 yıl  evvel Göktürk alfabesiyle yazılan Orhun Kitabesinde ( Yazıtlarında ) Kültiğin yazıtının (kitabesinin) ilk dizelerinde ‘Tatar’ kelimesi resimde görüldüğü şekliyle taşa kazınmıştır. Tatar adı Göktürk zamanından beri vardır, tıpkı Oğuzlar gibi eski Türk boylarındandır.

Kırım’da kimler yaşıyor, Kırım kimin vatanı bilen var mı?
Hani şu Rusya’nın Kırım diye ilhak ettiği yerlerin sahibi kimdi sahi?

Tonyukuk’un Öğüdü

Vezir Bilge Tonyukuk731 yılında, Kültekin Kağan ölünce, Çin İmparatoru, mezar evinin, heykelin ve süslemelerin yapımı için, en iyi sanatçılarını Doğu Türklerine yolladı. Kültekin Kağanın cenaze merasimine, her yerden temsilciler armağanları ile birlikte geldiler. Çin temsilcisi, on bin ipekli kumaş, altın, gümüş hediyeler getirdi.
Bilge Kağan Çin ile iyi münasebetlere devam etti. İsrarla bir Çin prensesi ile evlenmek istiyordu. Bilge, göçebeliği bırakıp, Türkleri yerleşik düzene geçirmek istiyordu. Surlarla çevrili kentler, Buda tapınakları, heykeller yapılmasını arzuluyordu. Tonyukuk, bu isteklere karşı çıkıp, şöyle diyordu.
” Türkler, Çinlilerin yüzde biri bile değildir. Su ve otlak peşinde gider, avcılık yaparlar. Sabit yerleri yoktur, savaşçıdırlar. Kendilerini güçlü bulunca önden giderler. Güçsüz olduklarını görünce kaçıp, saklanırlar. Böylece Çinlilerin sayı üstünlüğünü ortadan kaldırırlar, sayı çokluğunu işe yaramaz kılarlar. Şimdi, siz Türkleri, duvarlarla çevrili bir kente yerleştirirseniz ve bir kez Çinlilere yenilirseniz, onların tutsağı olursunuz. Buda ve Lao-tseu’ya gelince, bunlar insanlara yumuşaklığı ve alçak gönüllülüğü öğretirler. Bu, savaşçılara uygun düşen bir öğreti değildir “.
Görüldüğü gibi, Tonyukuk, Türklere göçebe kalmayı ve savaşçı karakterlerinden vaz geçmemeyi öğütlemektedir. Buradan da anlaşılacağı üzere, Türklerde göçebelik ve savaşçılık bilinci o tarihlerde ve belki asırlarca önceden beri yerleşmiştir. Bir topluluk kendini savaşçı olarak görürse, öyle davranır. Bu bilinç, bugünlere kadar gelmiştir. Continue reading Tonyukuk’un Öğüdü

Mustafa Kemal Atatürk nasıl Cumhurbaşkanı oldu ? Cumhuriyet nasıl ilan edildi ?

29 Ekim 1923 TBMM Tutanağı

29 Ekim 1923 Cumhuriyetin ilan edildiği günün Meclis tutanağının ilk sayfası

Aşikardır ki, Mustafa Kemal Atatürk, Tarihler 28 Ekim 1923’ü gösterdiği günün akşam vaktinde Çankaya’daki o ünlü sofrasında “Yarın Cumhuriyeti İlan Edeceğiz” dedi. Ve hemen ardından, bir sonraki gün Cumhuriyetin İlanı için “gerekli tüm emirleri verdi”.

Ertesi gün olur, tarih 29 Ekim 1923’ü gösterir; TBMM’de ki 158 milletvekilinin oylarıyla Cumhuriyetin ilanı onaylanıp tastik edilir. Yeni ilan edilen Cumhuriyete birde Cumhurbaşkanı şarttır; ilandan hemen sonra Cumhurbaşkanı seçimi yapılır ve Mustafa Kemal Atatürk 158 TBMM üyesinin kararıyla yeni Kurulan Cumhuriyetin İlk Cumhurbaşkanı seçilir. Halbuki TBMM, 333 milletvekilinden oluşuyordu.

mustafa-kemal-ataturk-cumhurbaskani-secilmesi_milletvekili-ataturk-nasil-cumhurbaskani-secildi-devam
Cumhuriyetin ilan edildiği 29 Ekim 1923 tarihinde orjinal-gerçek TBMM Meclis tutanağının 119. sayfası. İşaretli kısımda Mustafa Kemal Paşa’nın 158 Milletvekili oyuyla Reis-i Cumhur Seçildiği belirtilmektedir.

29 Ekim 1923 TBMM Tutanağı

 

Bu belge de TBMM tarafından Günümüz alfabesi kullanılarak bir önceki TBMM tutanağının arşivlenmiş halidir… Reisin 158 Milletvekili oyuyla seçildiğini belirtmektedir.

Parasını ödediğimiz gemileri vermediler!…

Parasını Ödediğimiz gemilerimizi vermediler.

Verilmeyen Gemiler: Sultan Osman I ve Reşadiye

Osmanlı Donanmaysı, 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı’ndan beri çürümeye terkedilmiş bir durumdaydı.Durumun böyle olmasına, Sultan Abdülaziz’in, özellikle kurduğu donanmanın tehdidiyle tahttan indirilmesi ve Abdülhamit’in ‘benim de başıma gelirse’ düşüncesi neden olmuştur. 1903 yılında İngilizlere bu konuda bilgi veren Kraliyet Armadası Birinci Lordu Earl Selbourne, Türk donanması için “Mevcut bile değil.” demişti. Continue reading Parasını ödediğimiz gemileri vermediler!…

Doğu Roma’nın Taht Kavgaları

doğu roma imparatorluğuBalkanlar da, Bulgar kralı Asparuh ölmüş, yerine Han Tervel (695 – 715) tahta geçmişti. Han Tervel, Constantinopolis’deki iç kargaşadan yararlanarak, devletin durumunu sağlamlaştırdı. Bu sırada, Doğu Roma İmparatoru Tiberios III idi. Önceki İmparator “ burnu kesik “ İustinianos, Kerson’da, çok kötü koşullarda, yarı aç, yarı tok yaşarken, Constantinopolis’de taht yüzünden oluşan kargaşadan yararlanarak, Doros kentine kaçıp, Hazar Kağanı Busir (Bezir) ile görüştü. Kağan, İustinianos’u (Justinianus) kız kardeşi ile evlendirdi. Bu hanım, sonra Teodora adıyla İmparatoriçe olacaktır.
Doğu Roma İmparatorluğunda, X yüzyıla kadar, yabancılarla evlenmek çok ender rastlanan bir olaydır. İmparatorlar, genellikle, güzellik yarışması ile seçilen, ülkenin en güzel kızı ile evlenirlerdi. Görevliler, eyalet eyalet dolaşarak, en güzel kızları Constantinopolis’e getirirlerdi. İmparator, bu kızların içinden beğendiğini eş olarak alırdı. Çok ender de olsa, yabancı bir kız alınacağı zaman, haremağaları giderek, kıza, saray usul ve adabını öğretirlerdi. Kız, Constantinopolis’e gelince, İmparator ailesine kabul edilir, kimliği değiştirilirdi. Yeni adı, klasik bir İmparatoriçe adı olurdu. Continue reading Doğu Roma’nın Taht Kavgaları